26 Ağustos 2026

Ben Dünya Merkezli bir Ruh muyum, Gezegenler Arası bir Ruh muyum, Melek miyim?



Üç Tür Ruh Vardır

George Noory, Linda Backmanı konuk edip Ruh hakkında reportaş yapıyor:

L- Üç tür ruh vardır. Bazılarımız dünya merkezli ruhlardır. Yani dünya merkezli bir ruh, dünyada bedenlenmek ve gelişmek üzere tasarlanmış bir ruhtur; genellikle yüzlerce, hatta bin veya daha fazla yaşam boyunca dünyada kalır. Büyür, gelişir, insan yaşamında tökezlenir, düşer kalkar. Daha yüksek bir alemde bir ruh kreşi vardır. Dünya merkezli ruhlar dünyaya gelmeden önce hazırlanır.

G- İkincisi nedir?

L- İkincisi gezegenler arası ruhtur. İnsanlar bu terimi başka terimler ile de adlandırabilir. Yıldız tohumu aynı anlama gelir, uzaylı aynı anlama gelir. Bu, dünya dışında bir yerde gelişen bir ruhtur. Bu ruhların dünyaya bedenlenmesinin tek nedeni, gelişmiş bir bakış açısından gelmeleridir. Bize burada yardım etmek için gelirler.

Üçüncüsü melek ruhudur. Melek ruhu, melekler aleminden gelir. Bu ruhlar alemi ilahi olanı destekler. Melek ruhları, kaynak (Yaratıcı) olarak düşündüğümüz yüksek frekansın enerjisini taşır. Bu temelde bir sevgi ve şefkat enerjisidir. Yani onların ayırt edilebilen enerjilerinin dünyaya gelme nedenleri daha fazla kabul, daha büyük bir barış, sevgi ve şefkat bakış açısına yardımcı olmaktır.

G- Genellikle farklı insan özelliklerine ve karakterlerine sahipler mi?

L- Yedi farklı ruh arketipi vardır. Hayata dair kendine özgü bir yönelimimiz vardır, bu da yedi örnekten biridir.

G- İster dünya merkezli, ister melekvari, ister gezegenler arası olun, bu durum bu gezegendeki yaşamınızı nasıl etkiler?

L- Şimdi gezegenler arası ruhlardan ve meleklerden bahsedeceğim. Gezegenler arası ruhlar genellikle boğuşurlar ederler. İnsanların yaşam biçimiyle boğuşurlar ederler. Bu, yetenekli, dürüst ve iyi kalpli insanlar  olmadığı anlamına gelmez. Elbette öyleler.

G- Öyle olduklarını biliyoruz.

L- "Ben dünya merkezli bir ruh muyum, gezegenler arası bir ruh muyum, melek miyim?" sorularının cevabını anlamanın değeri, kendimizi anlamaktır.  

G- Ne zaman ne olduğumuzu anlarız? Öldüğümüzde mi yoksa hayattayken mi öğrenebiliriz?

L- Bazı danışanlarım, regresyona gelmeden önce zaten biliyorlar veya hissediyorlar, "Ben falan yerden   gelmiyorum" diyorlar. Çocukken gece gökyüzüne bakmak beni çok etkilerdi. Gezegenlerin hareketlerinden büyülenirdim. Oralardan geldiğimi biliyordum. Diğer danışanlar ise regresyona gelirler ve regresyon yoluyla öğrenirler.

G- Ruh bedenden ayrılır mı?

L- Evet.

G- Peki sonra nereye gider? Ne yapar?

L- Yani doğduğumuzda, ruhumuzun bir fraktalını, bir parçasını, bir dilimini, tabiri caizse, taşıyoruz. Ruh enerjimizin bir yüzdesini doğumda bedenimize getiriyoruz. Bu, yaşayıp nefes almamızı sağlıyor. Geri kalanı ise yüksek benliğimizdir. Geri kalanı, yüksek benlik denilen daha yüksek alemdeki ruhumuzdur. Öldüğümüzde, yüksek benliğin o dilimi otomatik olarak bedenden çıkar. Otomatik pilottaymışık gibi . Sevdiklerimizin vefatını yaşayan veya yaşamış olan birçoğumuz bu değişimi hissederiz. Ruhun o parçası daha yüksek benliğe geri döner.

G- Ruhun ne yapacağına kim karar verir? Nasıl reenkarne olur? Nasıl bedenlenir?

L- Her zaman ruhani rehberlerimiz vardır. Daha yüksek bir alemden gelen bir yol gösterici güçten asla yoksun değiliz.

G-  Bize bu rehberlerden bahseder misiniz?

L- Yani, dünya merkezli bir ruh, gezegenler arası bir ruh, melek bir ruh, her zaman bir önder veya kıdemli bir rehbere sahiptir. Bu rehber, daha yüksek bir alemdeki bir ruhtur.

G- Tıpkı bir koruyucu melek gibi mi?

L- Evet. Bize yardımcı olurlar. Rehberimiz bizi asla terk etmez. Rehberimiz iyilikseverdir, yargılayıcı değildir. Yargılayıcı olmak onların görevi değildir. Onların görevi destekleyici olmak ve bizi daha etkili davranışlara yönlendirmektir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder