4 Ağustos 2019

Ruhsallık ve Din




Ruhsallık ve Din

Dini bir bakış açısının dışında ruhsal bir hayat yaşamak ne anlama geliyor? Birincil fark; ruhsallık, dinsel dogmaya veya aracı bir rahiplik, hocalık kurumuna veya herhangi bir aracıya bağlı olmayan bir bilinç halidir. Genç ve yeni yaratılan Dünya-insan türlerinin doğru yönde gelişmesine yardımcı olmak için açık ve kesin kılavuzluk sağlamak amacı ile Dünya Gezegenine din tanıtıldı, bu yüzden dinlerin belirli kuralları ve emirleri var. Bu kurallar kişisel disiplini öğretmek için tasarlanmıştır ve genellikle ruhsallıktan ziyade kültüreldir. Bu kurallar iyiydi ve hala pek çok Dünya insanı için geçerli. Ne yazık ki din, Repterran (Dünya Reptoidleri veya Elitler veya Ullimunati) Kontrolörleri tarafından binlerce yıl boyunca kötüye kullanıldı ve istismar edildi.

Bir din, dogmaya dayalı, ara bulucu rahiplik sistemi ve ritüelleri olan bir inanç sistemi olabilir. Ruhsallık daha kişisel bir bilinç halidir. İkisi birlikte de olabilir, ama bir arada olmaları gerekli değildir. Kişi ruhsal olmadan dindar olabileceği gibi dindar olmadan da ruhsal olabilir. Ayrıca, aynı zamanda hem dindar hem de ruhsal olabilir. Din, maalesef insanın evrim sürecine her zaman yardımcı olmuyor, fakat olabilir de. Bazı durumlarda ise ruhsallığı engelleyebilir de. Yine de, ruhsallık, insanın evrimi için daha doğru bir yoldur.

Bazı insanlar öyle olduklarını düşenseler de, ruhsallık psişiklik ya da gaipten haber alma ile ilgili değildir; duaları ezberden okumayla ya da robotik olarak yapılan ritüellerle ilgili değildir, ancak bazen bilinçli bir şekilde yapıldığında büyük bir ruhsallık deneyimi yaşanabilir. Ve ille de bir “şifacı” veya “kâhin” olmak veya astral seyahat yapabilmek (uyku durumunda her gece herkesin yapabileceği) gerekli değildir. Ruhsallık basitçe, koşulsuz sevgiyi uygulama kabiliyetinizle en iyisini yapmaya ve tüm dinlerin özünde bulunan, size yapılmasını istemediğinizi başkalarına da yapmama yatar. Ve bu, tüm Evren'de geçerlidir - sadece Dünya insanı için değildir. Ruhsallık, içindeki Tanrının Özü'nü kabul etmek ve bu nedenle kendinizi şereflendirmek, kendinize saygı göstermektir. Bu 'ben'i Tanrının özü olarak kabullenmek, şereflendirmek ve saygı duymakla ilgilidir.

Daha yüksek kültürler Tanrı'yı Kaynak veya Bir'lik olarak adlandırır ve bilinçli olarak bu Kaynak Enerjisine erişebilirler, bu nedenle inanca, “Tanrı” figürüne inanmaya ya da aracı kurumlara ihtiyaç göstermezler. Bu enerjinin kendi içlerinde olduğunu ve tam bir bilinçli  farkındalıkla kullanabileceklerini açıkça anlarlar.

Üçüncü-Boyut algı sınırları içinde sıkışıp kalmış birçok Dünyalı'nın aksine, gezegen dışı insanların çoğu, yaratılıştaki her canlının bu yüce Yaratıcı Enerji Kaynağının kendine özgü bir parçası olduğunun farkındadır - daha büyük boyut olan Evrensel gerçeklikten de kopuk değildir. Bu yüzden Tanrı'yı Bir'lik olarak adlandırıyorlar. Hepimiz evrenin çok boyutlu seviyelerine yayılan aynı Tanrı / Kaynak Bilincinin bir parçasıyız.

Bir sonraki adım, ki şu anda gerçekleşiyor, her birimizin içindeki Tanrı (Kaynak) Enerjisini kendi kendimize tanımanın eşiğinde olmamız. Bu anlayış, insanın sevgiyi korkuya tercih ederek, hayvan-insan'dan kozmik insana evrimleşmesini sağlar.


Judy Carroll
Ç: N. Gülşan

17 Aralık 2018

Ruhsal Kontratların iptali



Ruhsal Kontratların iptali

Her canlı varlığın içinde bir ruh var. Bedenimizden ziyade RUHumuz asıl 'gerçek' formumuzdur.
İnsanların büyük bir bölümünün RUHSAL KONTRATlardan haberi bile yoktur, Dünya’ya İNSAN olarak enkarne ve reenkarene olabilmek için kontrat imzalamaktayız.  Andrew bartzis’e  göre 52 Arkon’dan oluşan bir kurul tarafından bu kontratlar hazırlanıp bizlere imzalatılmakta. İmzalanan kontratlar, yaşamımız süresinde oluşturduğumuz yaşam enerjisini sömüren kitlenin lehine olmakta. Dünya açık hava hapisanesinde bizleri köleleştirmeleri için hür irademiz ile verdiğimiz izindir kontratlar. Aksi halde Dünyada bedenlenmemize izin verilmez.

Şu andaki yaşamımızda karekterimizi ve dış dünya ile olan ilişkimizi belirleyen Ruh kontratlarımızdır. Bu kontratlar geçmiş  yaşamlarımızda kim olduğumuzu unutturmayı da kapsamakta, ayrıca eterik implantlarla ve diğer bilinç kontrolu teknikleri  ile tüm yaşamınızı etkileyerek bizleri  istedikleri bir şekilde yönetmeyi de kapsamakta. Ruhsal kontratlar, eğer bunlara karşı hiç bir şey yapmazsak, bağlayıcıdır. Özgür iradenin hakim olduğu bir Evrende olmamızdan dolayı istediğimiz her hangi bir zamanda kontratımızı iptal edebiliriz.  Bu “Oterite ve Kontrol Sistemi” altında doğarken çok az bile olsa özgür iradeye sahibiz. Ne kadar az olursa olsun bu özgür İradeyi kullanarak yapacağımız, hazırladığımız kontrat iptalini yüksek sesle uzun bir süre okumak. Hazır kontrat iptallerini kullanabileceğimiz gibi her birimiz kendi kontrat iptallerini de hazırlayabilir veya hep birlikte çalışarak genel olarak herkesin kullanabileceği bir kontrat iptali de hazırlanabilir. Genel olarak, Eğitim sistemine, Devlete, hükümete, medya sistemine,  hatta erkek ve kadın olmamızdan dolayı bizleri bağlayan kurallara, şifa bulmaya, bankalara v.b dair kontrat iptalleri hazırlanabilinir.
   

Etraflı düşünüp hazırlanan kapsamlı bir örnek  olmasada, fikir vermek amacı ile kontratları iptal etme metinine kısa örnek; 

Ruhumun adına, özünde bağımsız ve özgür bir Varlık ve KAYNAK’ın bir parçası olan ben, bize yardımcı olmak üzere gelen Işık Kuvvetleri, Yükseliş ustaları, Ruhsal Rehberler,  Koruyucu Varlıklar ve Yüksek Benliğim adına Akaşik Kayıtlarımızın açılıp şifa bulmamız için, sevgiye, bilgiye ve yüksek gerçekliğe kavuşmak için karanlık güçler ile tüm geçmiş sözleşmeleri ve kontratları iptal edip sıfırlıyorum.
Bilinçaltı programlarına bakılmaksızın, tüm karanlık sözleşmelerin içeriğinden, bağımsız olarak şu anda ve özgür irademle, şimdi, kendimi bu sözleşmelerden ve karanlık güçlerin tüm etkilerinden uzak ve özgür bırakıyorum.
Ve şimdi, ben ve Işık Kuvvetleri arasındaki tam bilinçli işbirliğine karar veriyorum. Verdiğim kararın farkındayım ve hayatımın ilahi planla tam uyum içinde yönlendirilmesini istiyorum,
Hayatımda mucizelerin oluşmasını istiyor ve izin veriyorum.
Benim için ve bu yolda olan herkesin mutlu olması için,
Öyle olsun diyeyim, öyle olsun.

Andrew Bartzis’in hazırladığı medya ile olan kontratların iptalinden esinlenerek örnek için yazdığım bir bölüm: 

İptal edilmek üzere adıma yapılan tüm kontratları göz önüne getirerek,  şu anda, Kontrat iptallerinin, DNA soyumdaki atalarımın kuracağı tam teşeküllü ruhsal adalet mahkemesi huzurunda olan duruşmada görülmesini diliyorum. Yaptığım tüm kontratları iptal etmek için mahkemeye sunuyorum.
Enerji alanında propaganda teknolojileri ile enerji toplama, korku yaratma ya da gerçeklik manipülasyonu gibi Oterite ve Kontrol'ü kullanan Dünya'daki medya sistemleriyle tüm ruhsal kontratları iptal ediyorum.
Bütün medya acantalarının, medya kurumlarının, medya ailelerinin, tüm medya kişiliklerinin benim üzerimde olan görünen veya görünmeyen etkilerini ortadan kaldırıp özgür irademi kullanma özgürlüğümü elimden almalarına izin vermiyorum.
Oterite ve Kontrol Sistemi altında, kitlelerin tüketimini ve kararlarını yönlendiren  televizyon ve radio yayınlarını, internet ve atmosphere verilen dalagalarından oluşan eterik ağ yayınlarını onaylamıyorum.
Medya patronlarının, basın yayın hissedarlarının, haberlerin, negatif basın yayın muhabirlerinin, medya ile ilgili devlet memurlarının benim üzerimde hiç bir etkisi yok. Ben Olumlu, bağımsız, yaratıcı bir ruhum, mükemmel bir Varlığım.
Gizemli geometri uydu yayın sistemi ile olan tüm kontratları iptal ediyorum.
Psişik parazitler yaratarak bizlerin enerjisini alan yayınlar yapan medya sistemleri ile olan kontratlarımı iptal ediyorum.
Gelecekte bütün medya formlarında olacak bilgi paylaşımın sadece ve sadece gerçeği yansıtmasını ve şeffaf olmasını istiyorum.
Bütün local, ulusal ve küresel medya Dünya Ana’nın oteritesi altında olması dileğimle, tüm ATAlarımın ön plana çıkıp benim özgür irademi görüp Yeryüzü Akaşik Kayıtlarına girerek, tüm canlı yaşam için özgür İrade’nin ne denli önemli olduğunu irdemelerini istiyorum. 

Yükarıda verdiğim ikinci örnekte görüldiği üzere, kontratlar dilekler  ile birlikte olabileceği gibi sadece deklarasyondan da oluşabilir. Yanısıra kendinize has, daha da özgün  olabilir. 

Naci Gülşan    

29 Ekim 2018

RH NEGATİF KAN FAKTÖRÜ


RH Negatif Kan Faktörü


RH Negatif kan türleri, araştırdığım en etkileyici konulardan biridir. Araştırmayı tam tamamlıyamasam da, kısa cümler halinde bile olsa, elimde olanı yayınlıyorum. Bir önceki çeviride RH negative kan gurubu hakkındaki söylenenleri buraya eklemek istemedim. İlgi duyanlar bir önceki yazıyı “Anunaki Tanrıları’nın Kan Bağlarını” okuyabilirler. 

Kan grubunuzu biliyormusun? Bu gezegendeki her insanın kan grubu ya O, A, B ya da AB dir ve bu guruplar ya RH pozitif ya da RH negatif faktörüne sahiptirler. Rhesus (Rh) faktörü, kandaki spesifik bir antijeni ifade eder. Kanınız antijene sahipse, Rh pozitifsiniz. Kanınız Rh antijeninden yoksun ise, Rh-negatifsiniz.

Kan faktörleri özeliklerini kaybetmeden, tam iletilir. Dünyadaki diğer tüm primatlar da bu Rh faktörüne sahiptir. Dolayısıyla, tüm insanlık aynı atadan evrimleştiyse, kanları da birbirleri ile uyumlu olmalıdır. Hepimizin kan grubu aynı olmalı. RH Pozitif kan Rhesus maymuna ve diğer tüm primatlara kadar izlenebilir, ancak RH negatif kan da bu durum yoktur. Kökeni doğada hiçbir şeye dayandırılamıyor. Rh negatif nereden geldi? Eğer tarih öncesi insanın soyu değilse, Dünyaya çok önce gelmiş astronotların torunları olabilir mi? Eğer insanlar uzaylılarla çiftleştiyse, bu da uzaylıların az ya da çok benzer bir vücut yapısına sahip olacağı anlamına gelir. Saç, göz rengi gibi sadece ince farklılıklar ortaya çıkabilir.

Birçok insan RH negatiflerinin Atlantis ve Lumeria'dan hayatta kalanlar olduğuna inanıyor.  Kesinlikle mümkündür. Bazı insanlar RH-negatif kanın UV ışığına daha fazla maruz kalma gibi bir dış faktörün neden olduğu dolayısı ile genetik mutasyonun sonucu olduğuna inanırlar. Mesele şu ki, hiç kimse Rh negatiflerinin nereden geldiğine dair tatmin edici bir açıklama yapamamakta.
Bir başka garip şey .. Anne Rh negatif olduğunda ve baba Rh pozitif olduğunda, bebek Rh faktörünü babadan alabilir. Bu olursa, RH negatif bir anne bebeği düşürebilir. Niye?


İnsan tarafından bilinen tüm hayvanlar ve diğer canlılar, türlerinden herhangi biriyle çiftleşip üreyebilir. Boyut ve renk herhangi bir fark yaratmaz. Ama, iki ayrı tür birbiri ile çiftleşemez. Eğer çiftleşirse, Hemolitik hastalığı olur. Bu Rh negatif bir anne Rh pozitif bir çocuk taşıdığında ortaya çıkan aynı alerjik reaksiyondur. Kan, sanki yabancı bir maddeyi (bir virüs gibi) yok etmek için antikorları oluşturur, böylelikle bebeğin yaşamını sonlandırır. Bir annenin vücudu neden kendi yavrusunu reddeder?

Rh negatif olan bir kadın Rh negatif olan bir erkek tarafından hamile kalırsa, bu tür problem mevcut değildir: her iki birey birbiriyle tamamen uyumludur, fetus normal şekilde gelişir ve doğacak çocuk genellikle Rh negatif'tir. RH Pozitif, RH Negatif’in üzerinde dominanttır.  RH Pozitif bir babadan hamile kalan RH Negatif olan bir kadının 5 çocuğundan ancak birinin RH Negatif olma ihtimali vardır. 

İspanya ve Fransasınırında yaşayan Bask halkı en yüksek Rh negatif kan yüzdesine sahiptir. Nufusun % 30’u Rh negatif kan grubundandır ve yaklaşık % 60'şı bir RH negatif geni taşır. Ve henüz, Bask’lıların kökeni bilinmemektedir. İnsan nufusunun sadece % 15’i Rh negatiftir. RH Negatif faktörü belirli gruplarla ve kabilelerle bağlantılı gibi görünüyor. Avrupalıların yaklaşık % 40 ila % 45'inde Rh negatif kan faktörü varken,  Afrika kökenli Amerikalıların sadece % 3'ü ve Asyalıların % 1'i Rh negatif kan faktörüne sahiptir. İsrail'de yaşayan Doğulu Yahudi’lerdeki nüfusta da yüksek oranda Rh negatif kan faktörü vardır. Samiriye’liler (Samaritans) ve Siyah Cochin Yahudi'lerinde de yüksek oranda Rh negatif kan faktörü görülür. Bask, Fas’ın Barber halkı ve Maya’lıların DNA’ları kusursuz bir biçimde birbirleri ile aynıdır. 


RH negatif kan, Britanya Kraliyet Ailesinin her bireyinde görülür, bu özellik te, Kraliyet ailelerinin görüldükleri gibi olmadıklarına dair olan tartışmayı ateşler.

Bir teoriye göre, A RH Negatif kan factorü Atlantis’in kraliyet ve Din Adamlarından gelmekte. 

“Bazı insanlar da bu kan grubunun Sümer’den ya da Annunaki’den geldiğini düşünüyor.

“Anunnaki nihayet Dünya'dan ayrıldığında, şaşırtıcı bir miras bıraktı: Bugün hala yaşıyan yeni bir insan biçimi, geriye kalanlardan radikal olarak farklı olan RH negatif’ler.”
Rh Negatif kan gurubunda olanlar Klonlanamazlar.

AB Negatif kan gurubu az bulunan bir kan gurubudur. Rh B negatif ve Rh B Pozitif kan grubu (Kollektif Bilinç düzeyinde) kovan bilincinde olan kan gurubudur. Bu guruptaki insanlar bilmeyerek tek bir ajanda için çalışabilirler. Bu bireyler kollektif bilincin bir parçası olduklarından habersizlerdir. Rh Negatif O gurundaki insanlar Oksijeni vucuda en fazla alan bireylerdir, (Mavi Kan) eğer 100m koşucusu veya savaşcı isen dayanıklılığın diğerlerinden çok daha fazla olacaktır. Genelde Rh Negatif’lerin süreklilikleri Rh Pozitif’lerinkinden daha kısadır, devam etmek için dinlenmeye ihtiyaç gösterirler. Rh Negatif’lilerden oluşan bir ordunuz varsa, bu ordu sadece kısa süreli görevlerde çok başarılı olur, mesela iyi vurucu tim oluştururlar. 6 veya 7 tip Sürüngen ırk bu gezegende yaşamaktadır, şekil değiştirenler de dahil olmak üzere hepsinin kanı Rh Negatif’tir.- Max Spiers


Kanımca Kraliyet muafızları, Günümüzdeki devlet görevlisi korumalar, Ajanlar, üst düzeydeki teroristler, Süper Askerler, her türlü gizli teşkilatlarda kullanılanlar, gangesterler.. v.b.  hepsi değilse bile, kilit noktalardakiler Rh B faktörlü kan gruplarındaki insanlardan oluşuyor.
Rh pozitif ve Rh negatif kan karıştırıldığında ortaya çıkan kümelenme (aggulasyon) çıplak gözle görülebilir. 

RH negatif kan grubu olan insanlar bazı benzersiz özelliklere sahiptir. Kan bağışı meselesinde bu kan faktörü diğer kan türlerine kan verebilir, herkesin kanıyla uyumludur. Ancak, maalesef sadece kendi türünden kan alabildiklerinden kan almada oldukça sınırlıdırlar. Daha da garip olan, RH Negatif kan grubu olan insanların diğer insanların çoğundan daha duygusal ve fiziksel olarak farkında oldukları görülmüştür; bu, diğer insanların algılayamadıkları enerji formlarını algılama kapasitesine sahip oldukları anlamına gelir. Çoğu insandan daha düşük vücut sıcaklıklarına sahip olma eğilimindedirler ve bundan dolayı yüksek sıcaklıklara karşı da daha hassastırlar. Genelde kanımız Demir temellidir, Rh Negatif kan gurubu Bakır temellidir. Bakır iyi bir iletkendir, dolayısı ile Rh Negatif’in elektriğe, enerjiye olan duyarlığı daha fazladır. 

RH Negatifleri ayrıca, toplumdaki diğer birçok insan için yaygın olmayan garip özelliklere sahip olma eğilimindedir, bunlar sadece eğlimdir, hepsine sahip olunacak diye bir kural yoktur: 

o   Ait olmama hissi,
o    Gerçek arayıcıları,
o   Hayattaki “Misyon” duygusu,
o   İnsanoğluna empati ve merhamet,
o   Ekstra kaburga veya omurga,
o   Ortalamadan daha yüksek IQ,
o   Duygu ötesi algı yeteneği, Uzay ve Bilim aşkı,
o   Daha hassas görüş ve diğer duyular,
o   Psişik / sezgisel yeteneklerin yoğunluğu,
o   Düşük vücut ısısı, tansiyon yüksekliği,
o   Ağırlıklı olarak mavi, yeşil veya Ela gözler,
o   Kırmızı veya kırmızımsı saç renk tonu,
o   Isı ve güneş ışığına karşı artan hassasiyet,
o   Açıklanamayan yara izleri,
o   Empatik hastalıklar,
o   Elektrikli cihazlarıda parazit yapma veya bozma enerjisi,
o   Garip açıklanamayan fenomeni yaşama,
o   Psişik ruyalar,
o   Uzaylılar tarafından Kaçırma riskinin yüksekliği


“İdeallerinin peşinden gitmek için hayatı korumaya almış, görünmez güçlükleri göze aldılar ... bunlar sabırsızlıkla kendilerini saklanmak için uğraşan güçler olmalı. Herkes gerçeğe erişebilir, ancak eğer kanınız Rhesus negatif ise, KRALLIĞIN ANAHTARLARI SİZDEDİR.”

Simon Parkes bu konuda şunları söylüyor; bazı kanların kökeni daha eskiye dayanırken, bazı kanlar modern'dir. Kan bağlarından bahsederken, vücuttaki Ruh'tan bahsediyoruz. RH negatif’lerden bahsederken, bireyin gezegenle uzun bir ilişki kurduğundan bahsediyoruz. İsa, yeni şarabı eski şarap mahzenine koyamıyacağımızı söylüyor. Çok ilginç deneyimlere sahip olacak yaşlı ruhu sıradan vücuda değil, özel olarak hazırlanmış vücuda, koymanız gerekiyor. Elit kesimin kanı RH negatif kan grubu olabilir. Dünya Dışı Varlıkları tarafından kaçırılanlar, ya Rh negatif kana sahip olan ya da ebeveynlerden birinin RH negatif kan gurubu olan bireylerdir.

Almanlar İkinci Dünya Savaşında genel olarak Rh Negatif kan faktörü ile özellikle Rh Negatif O, Negatif B ve az bulunan Rh Negatif AB ile deneyler yapmışlardır. RH Negatif B kan’ı ve Gri (Grey) ırkının ruhunu kullanarak Drone’lar yaratmışlardır.  

Daha egzotik teoriler arasında, Rh-Negative geninin, Afrika'dan gelen bir ırk ile iç içe girmiş farklı bir insanlık ırkını temsil ettiği fikri vardır. Bir blogcu, Rh-Negatif kanı olanların, orijinal insan ırkı olduğuna inandıkları Hyperborean ırkının soyundan geldiğini söyleyecek kadar ileri gitmiştir. Bu düşünceyi takip edenler, bu ırkın sarı saçlı ve mavi gözlü olduğuna ve İsa da dahil olmak üzere tarihin en büyük ruhsal öğretmenlerinin ırkı olduğuna inanmaktadır.


Dünya dışı varlıklar ile melezleşmenin sonucu olan Rh-Negatif kan türüyle ilgili diğer bir teori, dünya dışı varlıkların insanlardan tamamen farklı bir biyolojiye ve genoma sahip olma olasılığıdır. Onların genomu DNA'ya bile dayanmayabilir - ama Dünya'da hiçbir zaman evrim geçirmeyen RNA gibi ya da bilmediğimiz bir tür genetik depolamaya dayanabilir.

Konu ile ilgili eski kültürlerin direk torunları olan küçük bir avuç kitle hakkında David İcke’ın konuşmasından seçtiğim; “Siyah asalet” (Black Nobility). Bunlar, Avrupa'nın mavi kanlarıydı. Gerçekten de  mavi kanları vardı ve hemoglobin bazlı değil, bakır tabanlıydı. Yarı insanlardı. Hala bu gün de varlar. Hemofili ile ilgili bir sorun vardı, bu sorun aralarındaki birbirleri ile evlenmelerinden kaynaklanmamaktaydı. Sorun, kendi toplumunun dışındakiler ile, bakır esaslı kan sisteminin dışında olanlar ile evlenmeye başlamalarıydı. Hemoglobin ve bakır sistemleri birbiri ile karışmaz. Bu durum Elit tabakanın alelade insanlarla evlenme yasağının orijinal sebebidir. Hibridizasyon programı tamamlandığında, Sümer liderleri artık şekil değiştiren Sürüngenler haline geldiler. Yeni Melez Sürüngen  bu kültürün eliti haline geldi. Artan Sürüngen DNA'sı nedeniyle kanlarıdaki bakır içeriği arttı.

Yukarıda RH faktörünün fiziksel durumu üzerindeki görüşler ağırlık kazanmış. fiziksel oluşumu da önemli, RH Negatif ile Rh Pozitif kan gurubu arasındaki işlevsel farkın ne olduğu konusunda henüz kesin bir sonuca ulaşılmamasına ragmen, kanımca RH factörün asıl kaynağı bedenin Ruh ile olan bağında aranmalı, tahmin edeceğiniz üzere bu konuda Simon’un dışında hiç bilgi yok. Ruh bedenlenme sırasında RH Negatif bir bedene enkarne veya reenkarne ettiriliyor veya Arkon Kurulunu aşması halinde kendi enkarne veya reenkarne oluyor. Başka bir değişle, 3. Boyutta seyehat edecek olan bazı ruhların uygun araca girmesi. Acaba bu durumda aranan şartlar nelerdir? Niye bu ruhlar RH Pozitif kan gurubundaki bedenlerde yapmak istediklerini yapamıyorlar?  

Yeni bilgiler buldukça yazıya eklemeler yapacağımı sanıyorum.

Değişik kaynaklardan derlenmiştir
Çeviren ; Naci Gülşan

23 Ekim 2018

ANUNAKİ TANRILARI'NIN KAN BAĞLARI


Anunaki Irkının Kan Bağları


En sonunda, dünyaya ev sahipliği yapan büyük ırkların kökenleri hakkında bilgi başkalarıyla paylaşılıyor. Açık fikirli olmalısınız - şimdi mağaranızdan dışarı çıkın, yoksa burada sunulan bilgeliği kavrayamazsınız.
Bu, "Kelt Sırları Muhafızı:" (Keeper of the Celtic Secrets) kitabından bir alıntıdır. Evet, Virginia, gerçekten E.T.'ler vardı, piramitleri inşa eden, matematiksel denklemleri, bilim ve astronomi bilgilerini bize veren sence kimdir? Gerçek bilgelik için hazır mısın? Tamam, iyi.
Eski İrlanda'dan bilgi içeren eski St. John aile kayıtlarına göre, ırkların kökeni şöyledir:
1) Caucasoid (Kafkas ırkından olan) veya BEYAZ ırklar, Elohiym tanrısı dahil, Anunnaki'den gelir. Ve evet, antik İsrailliler, gerçekte Elohiym kraliyet ailesinin soyundan geliyorlar.
2) Afrika ya da Negroid, SİYAH ırklar, evrim geçirmiş Homosapiens'lerden ve hibrit Adem'lerin yaratılması; onlar Havva'lardır.
3) Asiatic (Asyalı) veya Mongoloid (Moğol), Sarı tenli insanlar olarak adlandırılan Asiatik ya da Mongoloid, Nefilim'den, Hibiru'dan kraliyet erbabından atılmışlardır - Niburu değil Hibiru dediğime dikkat edin - Hibiru / İbranice - Nefilim “devleri”, Elohiym ailesi onları devirip Dünya'ya getirene kadar hükümdarlık eden  Tanrılardı.
4) Eski veya Yerli halklar, KAHVERENGİ ya da KIRMIZI ırklar, evrimleşmiş Homo sapiens ve Anunnaki - bazıları Elohiym tarafından onaylanmasalarda - soyundan gelirler, fakat olacağın önünde durulmuyor nihayetinde iyi bir köle stoğu oluşturdular. Bu insanlar ADEM'ler idi.
A) Homo sapiens'e, yada Neandertal'e evrimleşen Homo-Erectus olarak bilinen Dünya'nın orijinal evrimleşmiş canlıları - nihayetinde bu tür, Buz Devri, Büyük Sel, kıtlıklar, hastalıklar, doğal afetler nedeniyle yok oldu - kaba siyah saçları, geniş özellikleri ve O Rh-pozitif kanı ile siyah tenliydi.
B) İlk yaratılan hibrit ADEMler - tümü kahverengi tenli [KIRMIZI derili], eski, "yerli" halkların babası. "Adem'ler", yarı Anunnaki ve yarı Dünyalı evrimleşmiş insanlardı. Adem’in torunları dünyanın bütün kıtalarını ve adalarını işgal etti.
Not: Adem'ler, Kadın - Havva olarak bilinen melezlerden daha hafif ten rengi tonlara sahipti. Adem'lerin ve Havva'ların doğal olarak Dünya ile ilintili olan Rh pozitif kan grubu var.
C) Özgün yaratılmış Havva'lar - ilk melez kadın, tüm siyah tenli Afrika halklarının annesiydi. Havva'lar, “kadın”, yarım Adem'den [DNA] ve yarım Neanderthal'dan oluşuyordu, bu da onu dörtte bir Anunnaki yapar, orijinal Homo sapiens'ten daha az, ama yine de siyah tenliydi. .
“Havva’nın” kan bağı, nesli tükenmekte olan doğal Dünyada Evrimleşmiş canlıların ırkını korumak için yaratıldı. Tüm siyah tenli Afrika ırkları "Havva" dan gelir.
D) Nefilim: Bir zamanlar Hibiru gezegeninde politikası ile başarılı hüküm sürerek yaşayan, ama sonunda yerinden edilerek Dünya'ya gönderilen bir ırk - onlar İncile göre ve aynı zamanda St John aile kayıtlarında “kötüye düşmüş devler” idi. Nefilim, dünyanın Mongoloid ve Asya halklarını oluşturuyordu ve aslında orijinal olarak B tipi kan grubundan değil, B tipi - RH negatif, Dünya'dan olmayan kan grubundandırlar.
E) Elohiym kraliyet tanrısı: Onların torunları, İsrail'in on iki / on üç kabilesi, yani İbranice halkın çoğu - esasen EL'den ve erkek kardeşi  Enki’nin kanından gelen beyaz bir ırk oldular. İsraillilerin kanı, Keltler, İrlandalılar, İskoçlar, Galler, Anglo-Sakson, kahverengi ırklardan olmayan gerçek Yahudiler ve batı beyaz ırklarının çoğunu oluşturur.
Not: Bu grubun genetiği muhtemelen F grubu ile aynı, her iki grup da, E ve F, Anunnaki ırkı soyundan gelirken, “E”,  “tanrı”yı temsil eder, yani egemen olan kraliyet ailesi. Bu ailelerden gelenlerin orijinal kan tipi RH NEGATİFdi, başka bir değişle Dünya'dan olmayan.
Günümüzde bilim, Rh negatif faktörün nereden kaynaklandığı ile ilgili bir açıklama yapamamakta, Orijinali, Elohiym aile tanrısıyla ortaya çıktı. Kraliyet tanrısı kendi kan türlerinden başka bir tür ile evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya izin vermemiştir. Aynı zamanda İsraillilerin 40 yıl boyunca Sina'de bulunmalarının sebebi de - sadece kendi ırkları içinde evlenerek kendi kanlarını diğer ırklardan temizleyerek saf tutmak için gerekli olan zamanı kazanmak.
F) BEYAZ insan ırkı, Anunnaki'nin torunlarıdır. Beyaz ırktan bazıları, Elohiym'in torunlarıdır - ki bu, Hibiru'da siyasal iktidara sahip olan 'kraliyet - aile tanrısı'nı ima eder. Ancak, beyaz ırktan bazılarının kraliyet ailesi Elohiym'le bir kan bağı yoktur, ama bu beyaz ırklar Anunnaki vatandaşlarının torunlarıdr.
Kan bağları ve türleri başlangıçta yukarıda olduğu gibiydi, ancak diğer yaratılmış ırklar ve KAHVERENGİ ırk ile evlenmeye bağlı olarak, her iki grupta da büyük miktarda Rh-pozitif kan gurubu belirdi. Rh pozitif, Rh negatif üzerinde dominant'dır, bir Rh negatif anne bir Rh pozitif babadan on çocuk sahibi olabilir, ancak bu çocuklarda sadece biri Rh negatif olabilir.
G) Karışık ırklar - çeşitli ırkların birbirleri ile olan evliliklerinden oluşur. Karışık ırklarda, farklı yüz özellikleri, saç rengi ve kıvamı, farklı kan gurupları, çeşitli cild tonları oluşur. Örnekler Hindistan halkı, Avustralya Aborijinleri, Kuzey Amerika'nın Blackfoot'u ve Polinezyalılar.
H) Esau’nın soyundan gelenler - Türkiye, Pakistan, Afganistan, vb.
I) Cain'in torunları - Asurlar> Babilliler> Romalılar
J) İsmail'in torunları – Araplar

Biz de unutmamalıyız ki, DNA uzmanı / hekim Enki, Dünya'daki laboratuarlarında DNA manipulasyonu ve klonlanmasıyla ilgili birçok deney yaptı, Avustralya'da sarı saçlı Aborijinler ve Hindistan'da özellikli siyah tenli halklar gibi ırklar arasında farklı ve çeşitli özellikler geliştirdi.

Bu özel çalışmalar, Afrika ırklarının diğer insan gruplarından daha fazla genetik çeşitliliğe sahip olduğunu ve bu çeşitliliğin belki de 100.000 ila 200.000 yıl boyunca birikmekte olduğunu göstermektedir. Bu bulgu, tüm modern insanların, aslında 100.000 ila 200.000 yıl önce Afrika'da yaşayan küçük bir Homo sapiens popülasyonundan geldiğini göstermektedir.


Ancak, Almanya'da bulunan bir Neanderthal fosili mitokondri DNA'sının analizi, Neanderthal’lerin modern Avrupalıların DNA'sına katkıda bulunmadığını da öne sürmektedir. Böylece, modern Avrupalıların Afrika'nın Neanderthal'lerinden türemiş olmadığına dair kanıtlar birikmektedir. [Kaynak: Microsoft Encarta Ansiklopedisi'nden - 2002]

Hiç kimse, siyah saçlı, sağlıklı (kahverengi) insanların, “Adem” ler in yaratılmasından bu yana dünya üzerindeki her kıtayı ve adayı işgal ettikleri gerçeğine itiraz edemez. “Elohiym AileTanrıları”, ilk olarak “siyah saçlı” insanları yarattı, çünkü Anunnaki, altınları, elmaslar ve diğer değerli metalleri çıkarmak için gereken manüel  işçilikten nefret ediyordu. 

Bu nedenle, siyah saçlı, sağlıklı, düzgün derileri olan insanların yaratılması, ilk olarak, 'dünya dışı Varlık'ların (Anunakiler) manuel işlerini yapmada işe yaradı.


Anunnaki'nin torunları, aslında ten tonu açık, kırmızı, sarı veya açık renkli saçları ve mavi, yeşil, açık gri veya ela, parlak renkli gözleri olan beyaz insan ırklarıdır. Birçok beyaz tenli insan, binlerce yıl önce Dünya'ya gelen antik uzay gezginlerine benzemektedir.


İsrailliler, Elohiym tanrısı, Enki ve Enlil’in ailesinin soyundan gelse de, tüm beyaz ırklar bu politik aile soyundan gelmez.
Yine de Enki, Hibiru'daki nüfusun başının belada olduğunu ve bu nedenle Elohiym kraliyet ailesini koruyacağını biliyordu; Elohiym ırkından olanların çoğu kendi ırklarını korumak için Dünya'da kaldı. Diğer Anunnaki ırkından gelenler de bugün Dünya'da yaşamaktalar, fakat Enki ve Enlil’in soyundan gelenler İsrail'liler olarak tanımlanır. 
NOT: Tüm BEYAZ ve ORIENTAL ırklar aslında HEBREW ırkındandır - kökenleri aynı ada sahip gezegen HIBİRU [Nibiru] dur. 
Özetle, St. John aile kayıtları (1650 yılınnda yazılmış)çeşitli ırklarla ilgili olarak şunları yazar: 
1) Siyah saçlı, düzgün tenli olan kahverengi veya kırmızı ırklar yarı Anunnaki ve yarı Homo-Sapien'dir. 
2) Siyah ırk, yarı Homo-Sapien ve yarı melez Adem'dir.
3) Anunnaki’nin soyundan gelen insanlar beyaz ırkı oluşturur.
4) Oryantal ırklar, Nefilim'in soyundan gelenlerdir.

Betty Rhodes “Keeper of the Celtic Secrets” kitabından alıntı
Çeviren; Naci Gülşan