Gri’ler mi, yoksa Sürüngen’ler mi daha çok zarar veriyor?
Griler, evet
öyleler. Daha da kötüler. Sürüngenlerden daha uzun süreli hasar veriyorlar.
Evet, sürüngenler zihninize zarar verebilir. Beyninizi öyle bir noktaya kadar
karıştırabilirler ki, egemen olsanız bile tutarlı bir konuşma bile yapamazsınız.
Yıllardır
psikozla uğraşıyorsanız ve sürüngenler zihninizi o kadar karıştırdıysa ki buna hiçbir
anlam veremiyorsanız, bir arınma tedavisinden (bedenden atma) sonra bile
normale dönmek çok zor çünkü kafanız çok karışık.
Beyninizi
kelimenin tam anlamıyla karıştırıyorlar. Yani sürüngenlerin yaptığı en zararlı
şeylerden biri de açıkça bilincinize zarar vermeleri? Ama Griler bunu yapmaz. Griler
fiziksel bedeninize zarar vermeye çalışırlar. Sizi fiziksel olarak kırmaya
çalışırlar. Yani çok farklılar ve bu lanet olasıcaların şu anda birlikte
çalışmalarının sebeplerinden biri. Griler ve sürüngenler ikisi de görev başında.
Dün rehberime tüm bu hasara neyin sebep
olduğunu sordum ve sürüngenler ve Gri uzaylılar dediler. Sonra, ikisi de şimdi aynı
anda birar aradalar mı diye sordum. Hayır, sırayla geliyorlar dediler. Ben de,
ne demek sırayla geliyorlar diye sordum. Zach (rehberi) açıkladı, hayır, Gri
uzaylılar iki hafta boyunca geliyor, sonra gidiyor ve sürüngenler iki hafta
boyunca geliyor, yer değiştiriyorlar. Yani birbirlerinin ayaklarına
basmıyorlar. paylaşmak zorunda değiller. Sırayla geliyorlar. Yani etki altında
olan biri iki hafta boyunca psikolojik tacize uğruyor. Sonra iki hafta daha çok
fiziksel tacize uğruyor.
Anlayacağınız
gibi, bu durum beni çok kızdırıyor. Bu yüzden bu konuda çok öfkeliyim. Bir Gri
uzaylının insanlara bu tür sorunlar çıkardığını öğrenmekten daha çok beni
kızdıran bir şey olduğunu sanmıyorum. Çünkü çıkarıyorlar. Temelde, çılgın bilim
insanları gibiler. Hiçbir mantığı yok.
Bunların
hiçbirinde bir düzen yok. İnsanlar üzerinde, belki de melez programı için
deneyler yapıyorlardır. “Belki de kendi ırklarının devamını sağlamaya
çalışıyorlar. Biliyorsunuz, kendilerini genetik aşırı manipülasyonları yüzünden
yok olmaktan kurtarmaya çalışıyorlardır." Kendilerini o kadar kötü
GDO'luyorlardı ki artık üreyemiyorlar bile. Peki ne yapıyorlar?
Birisi,
"Griler neyden nefret eder? Diye sordu. Beyaz Adaçayı mı? Hayır, Grilerin
koku alma duyusu bile yok.". Çünkü sordum, "Griler neden kokulardan
etkilenmiyor?" dedim. Aslında, koku bile alamıyorlar. Kendi kendime "Tamam,
bu mantıklı." dedim. Bu birçok şeyi açıklıyor, özellikle de çöp yığını Grileri,
çünkü kendilerini bile koklayamıyorlar. Güneşte iki hafta beklemiş ve çürümuş
çöp gibi koktuklarının farkında değiller. Yani, işte böyle kokuyorlar. Ve bu
kokunun farkında değiller.
Onların ruhu
yok, Jacob onların ruhu bile olmadığını söyledi. Hayır, yok. Gri uzaylıların
ruhu yok. Onlar programlanmış. Sadece klonlar. Onlar genetiği değiştirilmiş
organizmalar (GDO). Ve sorun çıkarmak için programlanmışlar. Hepsi bu. Hiçbir
şeyi iyileştirmek için programlanmamışlar. Hiçbir şeyi incelemek için
programlanmamışlar. Kelimenin tam anlamıyla, insanlar üzerinde
uygulayabilecekleri teknolojiye sahip, sanrı ve yanılğı dolu psikopatlar.
Peki Gri
uzaylılardan seni kim kurtarır? Ruh rehberleri, eğitimli ruh rehberleri, Gri
varlıklardan seni kurtarır.
Lara Starr
Fikrim;
Bu tür
istilaların altında olan çok insan var. Arkadaşlarımın arasında bile oldukça
sık gördüğüm durum bu. Durumun hiç farkında olmayan modern Tıp, bilmediğinden
dolayı buna çözüm bulamıyor. Yanlış teşhislerle, hemen bildiği 3-5 hastalığı
etiketleyip, sentetik kimyasalları dayıyor, yani durumu sentetikler ile çok
daha kötüleştiriyorlar. Bir Empat olarak söylüyorum, düşünebiliyor musunuz
istila altında olanların çektikleri ızdırapları, çoğu zaman sebebini bile
bilmediğiniz çıldırtacak derecede huzursuzluk, acı ve daha kötüsü yardım edecek
kimsenin olmaması. Farkında olsakta olmasakta büyük bir çoğunluğumuzun bedenine
yapışmış, değişik eterik varlıklar var. Hele hele derinlemesine ruhsal gelişme
içinde olanlarımızın peşini pek bırakmıyorlar. Korunma esas! Tütsüleme gibi
metotlar da eğer istila çok güçlü ise çoğu zaman pek işe yaramıyor bunlara
karşı. Evi tütsülediğinde bunlar dışarı çıkıp kaçıyor, tütsünün etkisi geçince
geri geliyorlar. Bunlara karşı tütsünün kokusu değil, frekansı esas. Hissettiğimde
ben eğer bulabilirsem, Palo Santo,
Sandal Ağacı, Öd Ağacı ve Günlük (Frankincense) yakıyorum, aroma terapi yağ ve esansları da
kullanıyorum, ortalık iyice dumanlanacak ve haftada 3-4 kez yapmalı.
Aroma terapi yağ ve esansları da etkili, ama eğer genlerin onlar için çok
çekici ise bunlar da yetmeyebiliyor. Lara gibi bu alanlarda başarılı
çalışmaları olan kişilere her zamandan çok ihtiyacımız var.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder