30 Temmuz 2026

30 yıllık nadir bir video, Alex uzaylı ırkları hakkında daha önce anlatılmamış bilgiler paylaşıyor.


                                                                     



30 yıllık nadir bir video, Alex uzaylı ırkları hakkında daha önce anlatılmamış bilgiler paylaşıyor. Günümüzde bile bunlar pek bilinmiyor. Videodan aktarıyorum.

Soru: -Sürüngenler korkularımızdan besleniyor. Bu doğru mu?-

Gri’ler de, Orion’lular da. Sürüngenler ise etten besleniyor. Bu konuya çok girmek istemiyorum. Ama Andromedalılara göre, son 25 yıldır gezegende bulunan sürüngenler 30.000'den fazla çocuğun kaybolmasından sorumlu. Bu konuda sizinle sürekli aynı şeyleri konuşarak başımı çok derde sokuyorum.

Bundan bahsedemezsiniz. Neden? New York, Westchester County'de son üç yılda 5.000 çocuk iz bırakmadan kayboldu. New York, Westchester County. George Andrews'un "E.T. Friends and Folks" kitabında bu konuya ayrılmış büyük bir bölüm var. Ve kimse bundan bahsetmek istemiyor. Biliyorsunuz, inkar hepimizin şu anda öldürmesi gereken ejderhadır..

Bu Lucifer değil. Bu Şeytan değil. Bu inkar. Kendi ilahi doğamızı ve sorumluluğumuzu inkar etmek.

Soru: -Başka kayıp insanlar veya kaybolan çocuklar var mı? Sadece karşıtlar mi yoksa başka ırklar mı çocukları bazı başka amaçlar için kaçırıyor?-

Gri ırk da büyük ölçüde çocukları kaçıryor. Birçoğu ana gemilerinde. Çocukların birçoğu da yapay bir uydu olan Phobos'a götürüldü ve üzerlerinde deneyler yapıldı. Gezegen genelinde, yılda 100.000'den fazla insan iz bırakmadan kayboluyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde ortalama 25.000 kişi olduğu tahmin ediliyor. İz bırakmadan kayboluyorlar.

Soru: -Peki ya yetişkinler? Eğer yetişkinlerin özgür ruhları varsa, özgür ruh olarak size dokunamazlar, yoksa dokunabilirler mi? Başka bir deyişle, insanların bazılarının özgür iradeye müdahale edemeyeceğini söylüyorlar.-

Ruhunuza sahip olamazlar. Ruh ebedidir. Ama ruhunuz bu fiziksel formda.  Biliyorsunuz, fiziksel form kolaylıkla değiştirilip şekillendirilebilir.

Soru: -Peki, çocukları kim bulup topluyor? Bu negatif varlıklar sekiz mil yukarı çıkamazlar herhalde. Yüzeyde yaşayamazlar.-

Yani, yardım alıyorlar. Evet, yardım edenler var. Yüzeyde birileri çocukları topluyor ve onlarla götürüyor. Sadece bunu söyleyeceğim. Çünkü büyük sorun yaşarım. Özellikle şimdi. Tamam mı? Ama sadece, sadece süreci düşünün. Parçalara ayırın. Her şeyi parçalara ayırın. Ve çocukların nasıl ulaştırıldıklarını bulun. Cevabı bulacaksınız. Çok açık. Gerçek bir plan, gerçekten oyun gibi. Ve onlara çocuk vermekten kim fayda sağlıyor? Çocukları seviyorlar? Akışı değiştirelim. Hiç te bahsetmek istediğim bir konu değil bu.

Soru: -Biraz da kutuplara, negatife ve pozitife girmek istiyorum. Sadece merak ediyorum, neden negatifin pozitife, pozitifin de negatife ihtiyacı var?

Bu iyi bir nokta. 11 yaratılmış yoğunluğumuz var. 6. yoğunluğa ulaşana kadar her zaman bir ikilik vardır. Şimdi, pozitif ve negatif kutuplar birbirine karışır. Birbirine örülürler. 7. yoğunluğa ulaştığınızda, her ikisi aynı alanı paylaşır, ancak birbirine karışmazlar. 7. yoğunluğa girmediğim için, size sadece bana açıklananları verebilirim. İkisi aynı anda aynı alanda birlikte var olabilir, ancak aynı anda birbirine karışmazlar. Başka bir deyişle, ben negatif bir ruh ve siz pozitif bir ruhsanız, benim ne yaptığımı göreceksiniz, ancak yaptığım hiçbir şeyin sizin üzerinizde kesinlikle hiçbir etkisi olmayacaktır. Hiçbir şekilde. Aynı alanda olsa bile. Burada, Dünya'da, sizin gerçekliğinizi etkilemek için bir şeyler yapabilirim. Tamam. Bu da beni başka bir konuya getiriyor. Arkadaşlar, metafizikte bize öğretilen şey, hayatınızdaki her şeyden sorumlu olduğunuzdur. Kesinlikle, kendi gerçekliğinizi kendiniz yaratırsınız. Bunun bir kısmı doğru. Ama özgür iradenin ihlali diye bir şey var. Evet var. Eğer böyle bir şey olmasaydı, karma da olmazdı. Eğer özgür iradenin ihlali olmasaydı, karma da olmazdı.

Soru: -Bu bir körlük mü? Düzene karşı bir şey mi? Yoksa düzene karşı olmayan bir şey mi?

Hayır, bize öğretiliyor. Bu metafiziksel bir körlük. Bütün amaç, başkasının size yaptıklarından sorumlu olmanızı sağlamak. Bu da sistemi kuranları sorumluluktan kurtarıyor. Şimdi bu polis sistemi elbette uzaylılar tarafından başlatıldı. Çünkü bunca zamandır bizimle uğraşıyorlar. Her zaman. Dinleri yaratanlar onlar. Kelimenin tam anlamıyla.Ve bu bizi bölmek ve ayırmak içindi. Bir zamanlar gezegende hepimiz aynı dili konuşuyorduk. Ve hepimizin aynı dili konuştuğu son zamandı bu, bu dil Hindistan'ın Tamil diliydi. Hepimizin konuştuğu tek dil buydu.

Ama çok güçlenmiştik. Stargate filmini hatırlıyor musunuz? Stargate filmini izlediniz mi? Evet. İnsanlar bir araya geldi, tanrılara karşı isyan etti. O filmde tahmin bile edemeyeceğiniz kadar çok gerçek var. Çok fazla. İşte olan buydu, güçlüydük. Bu yüzden bizi böldüler. Ve şimdi gezegende sahip olduğumuz tüm diller, Dünya dışı varlıkların dillerinden türemiştir. Bize yeni kelimeler uydurmak yerine, hali hazırda bildikleri dilleri öğrettiler. Yani tüm dillerimiz öncelikle uzaylı kökenli, orijinal kök dillerin hepsi uzaylı dilleridir. Gerçekten de çok ilginç, büyüleyici şeyler bunlar.

Alex Collier

Ç: N. Gülşan






29 Temmuz 2026





Türkçe altyazılı


Üçüncü Yoğunluk ile Dördüncü Yoğunluk Arasındaki Temel Fark Nedir?

 


Üçüncü yoğunluk ile dördüncü yoğunluk arasındaki temel fark nedir?

Alex : Asıl fark bilinçtir. Dördüncü yoğunlukta, düşündüğünüz şeyi neredeyse anında yaratabilirsiniz.

Düşünceleriniz ne olursa olsun, neredeyse anında tezahür eder. Bu nedenle, bununa uyum sağlamakta büyük bir sorumluluk söz konusudur.

Ayrıca dördüncü yoğunlukta, daha çok bir grup zihni haline geliriz. Dördüncü yoğunlukta, hepimiz telepati yeteneğine sahibiz. Başka bir deyişle, herkes birbirinin zihnini okuyabilir, bu da özbeöz olmanız gerektiği anlamına gelir. Gizli ajandalarınız olamaz çünkü insanlar sizi hemen anlayacaktır.

Ayrıca dördüncü yoğunlukta, hepimiz durugörü sahibi oluruz. Enerji alanlarını, yaşam formlarını görebileceğiz, bu da bir şey saklıyorsanız, anında görüleceği anlamına gelir.

Ayrıca dördüncü yoğunluğa geçtiğimizde, mahkeme sistemlerimizin değişeceği söylenir.

Hala pozitiflik ve negatiflik var. Bu, beşinci yoğunluğa kadar devam eder; burada günlük ortamlarımızdaki ikilikleri güçlü bir şekilde deneyimleyeceksiniz. (5. Yoğunluk, her yoğunluk gibi 3 kısımdan oluşur. Ilk iki kısım şu andaki Dünyadan çok daha beter. 3. kısım ferah. İçinde bulunduğumuz bu yükselişte, uyum için ilk yükseleceğimiz kısım burası, sonra 5. Yoğunluğa ulaşacağız. -N. Gülşan-)

Mahkemede olacak olan şey şu: Hepsi durugörü sahibi olan bir yargıç ve bir jüri olacak. Ve enerji alanını okuyacaklar ve kimin doğruyu söylediğini, kimin yalan söylediğini bilecekler. Ve her şey buna göre, enerjiye göre yargılanacak, kelimelere göre değil.

Dördüncü yoğunlukta, birinin yanından geçtiğinizde veya birinin eline dokunduğunuzda, onlar hakkında anında her şeyi bileceksiniz. Yani, tekrar söylüyorum, gizli gündemler olmayacak. Herkes gerçekten gerçek olmak zorunda kalacak. Ve eğer gündemlerini belirlemeyi ve uygulamaya devam etmeyi seçerlerse, ne olursa olsun, o zaman buna izin verilecektir.

Ama siz, ya da insanlar, ben, kiminle uğraştığımızı anında bileceğiz.

Alex Collier

25 Temmuz 2026

Yönetimdeki Sorunumuz Vekillerimizdir

 


Yönetimdeki Sorunumuz Vekillerimizdir. Bir göz atalım;

Bunlar, mevcut yönetim sistemlerimizdeki yolsuzluk noktası (başarısızlık noktası)dır.

Zamanla, vekil düzenlememiz özünde yozlaşmıştır. Siyasetteki para ve karanlık paradan, büyük işletmelerle olan döner kapıya, şantaja, rüşvete ve dolandırıcılığa kadar, sistemlerimizdeki zayıf halka politikacılardır.

Ayrıca, genel olarak insanların yozlaşmaya çok yatkın olduğunu da unutmamak gerekir.

Mevcut sistemimizdeki bu başarısızlığı düzeltmenin yolu, kamu görevlilerimizi denetleyecek, %100 halk tarafından kontrol edilen yeni bir sistem oluşturmaktır. Şu anda yönetim ve denetimin birlikte çalıştığı ve asla kendilerini tarafsız denetlemeyedikleri oldukça açık. Bu yüzden bize yardımcı olacak kendi sistemlerimize ihtiyacımız var.

Temsilcilerimiz için bir tür "dijital şok tasması" gibi davranacak bir sistem oluşturmayı hayal edin. Yeminlerine uymayı reddederlerse, yeni sistemler kurarak ve yalnızca bu sistemleri kullanmaya gönüllü olan kişileri seçerek onları zorlayabiliriz. İyi temsilciler sisteme gönüllü olarak katılırken, yozlaşmış olanlar ise reddederek kendilerini ifşa ederler.

Örneğin, şu yeni paradigmayı hayal edin: Halkın, politikacıların %100 halk tarafından inşa edilen ve kontrol edilen yeni bir dijital platforma katılmasını talep ettiği bir paradigma. Bu platform, kamu görevlilerine "sosyal kredi puanları" vererek (tıpkı bize yapmak istedikleri gibi) onları sorumlu tutacaktır. Nasıl mı? Öncelikle, müzakerelerde nasıl oy kullandıklarını ve temsil ettikleri insanlarla gerçekten etkileşime girip girmediklerini listeleyerek. Ayrıca, yolsuzluklarına dair derlenmiş kanıtlarla dolu ihbarcı dosyaları da tek bir platformda yer alacaktır. Unutmayın, iktidardakiler tam olarak dijital biyometrik kimlikler, dijital para- programlanabilir para, sürü kameraları, Palantir ve gözetimle bize yapmaya çalıştıkları şey budur.

Senaryoyu tersine çevirebiliriz - ve çevirmeliyiz de.

Bugün, temsilciler seçmenlerinin ne istediğini bilmiyorlar - ya da umursamıyorlar, bırakın onlar için ayağa kalkacak kadar cesur olmayı. İktidara geldikten sonra, okumadıkları, şirketler, siyasi eylem komiteleri ve halkı temsil etmeyen özel çıkar grupları tarafından yazılan kanun tasarılarına oy veriyorlar. Tutmayı asla niyet etmedikleri sözler veriyorlar ve hesap verebilirlik yok. Size hangi konularla ilgilenmeniz gerektiğini söylüyorlar ve politikalarının yarattığı zararın sonuçlarıyla neredeyse hiç yüzleşmiyorlar. Sadece seçim döneminde birkaç yılda bir dinliyormuş gibi yapıyorlar.

Biz halk olarak artık çözümlerde söz sahibi değiliz. Çözümlerin ne olduğu bize yukarıdan aşağıya doğru söyleniyor. Herhangi bir yaygın krizi düşünün ve bize zorla dayatılmaya hazır, önceden paketlenmiş bir çözüm bulacaksınız. Seçmenler sorun çözme sürecine davet edilmiyor, öyleyse buna nasıl "temsil veya vekil" denebilir? 

Bunu değiştirebiliriz.

Başka bir yol var - sistemimizi geri kazanmanın ve halkın sesini başlangıçta amaçlandığı gibi geri getirmenin yeni bir yolu. Günümüz politikacıları seçmenlerini dinlemek ve onlarla iş birliği yapmak için masaya oturmadıkları için, sisteme yeni bir tür politikacı - şeffaf bir politikacı - ile yeniden sızmayı öneriyoruz. Birincil görevi yolsuzluğu ortadan kaldırmak ve gücü kendi kendini yöneten Halk'a geri vermek olan bir politikacı. Halkın üzerinde değil, halkla birlikte yöneten bir kamu görevlisi. Halkla doğrudan çalışmak için kolektif "sürü" zekâ sistemlerini kullanan bir politikacı. İnşa ettiğimiz yeni dijital sistemlerimize gönüllü olarak katılan bir politikacı.

Elbette, yozlaşmış kamu görevlileri buna direnecektir. İşte mesele bu. Bu direniş, halka hizmet edenleri, onları yozlaştıran güçlere hizmet edenlerden ayıran mükemmel bir turnusol testi (durum tahlili) görevi görecektir. Eğer gerçekten bizim tarafımızdalarsa, kendi liderliklerini merkeziyetsizleştirmekte ve yozlaşması zor sistemlerimize katılarak bunu kanıtlamakta hiçbir sorun yaşamamalıdırlar.

Şunu hayal edin:

Mike Jones veya herhangi biri (kurgusal bir karakter) seçimlere giriyor. Yaptıkları, temsilcilerimizden beklentilerimizi yeniden tanımlıyor. Mike'ın kim olduğu veya hangi partiyi temsil ettiği önemli değil. Önemli olan şu:

Kendi liderliğini merkeziyetçilikten uzaklaştırmaya ve yeni dijital platformumuza katılmaya istekli.

İşte bu kadar.

Göreve başlıyor, seçmenlerine dönüyor ve şöyle diyor: “Tek bir hedefimiz var: Karşı karşıya olduğumuz en büyük sorunu, hükümetteki yolsuzluğu ortadan kaldırmak. Bunu başarana kadar, siz - halk - kontrol sizde. Ben sadece bir sembol, bir temsilciyim. Önerilerde bulunacağım, ama sizin sesiniz benim sesim olacak. Sizin eylemleriniz, benim eylemlerim. Bana hangi taşı çevireceğimi söyleyin, birlikte gidip altına bakalım.”

Bugünkü teknoloji 250 yıl önce var olsaydı, Amerikan Cumhuriyeti'nin kurucularının seçmenleri güçlendirmek ve hükümeti daha hesap verebilir hale getirmek için bunu kullanacaklarını düşünüyor musunuz? Sistemlerimizi yozlaştırmak için kullanılan araçlar,  savunma yeteneğimizi geride bıraktı. Şimdi geri püskürtmek için cesur, karşı koyması zor çözümlere ihtiyacımız var. Bizce, teknolojiyle güçlendirilmiş, yukarıdan aşağıya yönetim yerine özyönetim esastır.

Mike Jones'un kampanya fonlarını reddettiğini düşünün. Seçimi kazanır - belediye başkanı, senatör, okul kurulu üyesi olabilir, fark etmez. Seçmenleri daha sonra, insanların her hareketini izleyebildiği, takip edebildiği ve değerlendirebildiği dijital bir şok tasması görevi gören modern bir sistem aracılığıyla, onun merkezi olmayan rolüne bağlanır. Şirketler ve siyasi eylem komiteleri için çalışmak yerine, artık onu seçen insanlarla şeffaf ve doğrudan, hesap verebilirliğini sağlamak üzere tasarlanmış yeni bir sistem aracılığıyla çalışır.

Ne kadar şeffaf? Eğer politikacıların korkacak bir şeyleri yoksa, saklayacak bir şeyleri de olmamalı, değil mi?

Temsilcimizin katıldığı her toplantıyı gerçek zamanlı olarak, halkın geri bildirimi için kaydettiğini ve canlı yayınladığını hayal edin. Tüm yasa tasarılarını oylamadan önce çevrimiçi olarak yayınladığını ve insanların tartıştığını ve katkıda bulunduğunu hayal edin. Seçmenlerin kendi kaderleri üzerinde şu an olduğundan çok daha fazla kontrol sahibi olacağı etkileşimli bir gerçeklik şovu gibi olurdu.

Mike gün boyu kamera takabilir ve her etkileşimini halkla paylaşabilirdi. İnsanlar nihayet hükümetin kapalı kapılar ardında nasıl çalıştığını görebilirlerdi. Karşılaştığı her engel, birlikte aşacağımız bir engel haline gelirdi. Tüm sözleşmeler, politikalar ve yasa tasarıları dijital platformumuza yüklenir ve herhangi bir karar alınmadan önce topluca incelenirdi. Ve eğer gerçekten iyi bir aday ise, bu onun kararlarını çok daha iyi hale getirirdi.

Her müzakerenin her tarafı, parti çizgilerine göre hangi tarafı destekleyeceğimizi bize dayatılarak söylemek yerine, parça parça, ayrı ayrı dinlenebilirdi.

Medya ona saldırsaydı, aslında seçmenlerine saldırmış olurlardı. Her konuştuğunda, halk adına konuşuyor olurdu. Bunu kanıtlayacak delillerimiz olurdu.

Gerçek bir temsili demokrasi böyle görünmelidir.

Halk ayrıca yeni yasa tasarıları önerebilir - özellikle yolsuzlukla mücadeleyi amaçlayanlar - ve yolsuzluk yapanları koruyan kötü yasaların yürürlükten kaldırılmasına yardımcı olabilir. Parti çizgileri ve yerel yönetimler genelinde yeterince "merkeziyetsiz lider" oluştuğunda, hükümetimizi kalıcı olarak reforme eden yasaları geçirmeye başlayabiliriz.

Şimdi, sistemi şu anda yozlaştıran insanların bunu ne kadar çok durdurmak isteyeceğini hayal edin. Yeni bir kültürel ilke altında çalışan hükümet sistemlerini hayal edin: sonuçlar en önemli şeydir. Ölçütler, şeffaflık, güven, geri bildirim, dürüst öz değerlendirme ve büyüme zihniyeti üzerine kurulu bir toplumu hayal edin.

Bu mümkün. Yüksek güvene sahip dijital sistemler, temsilcilerimizi ve sistemlerimizi tekrar kontrol etmemize olanak tanıyabilir, böylece onlar bizi kontrol etmez.

Merkeziyetsizlik işe yarıyor. Bunu iş dünyasında gördük. Finansta gördük. Napster, müzik endüstrisinin merkezi kontrolünü kırdı. Podcast'ler ve Substack, CNN, Fox ve MSNBC gibi geleneksel haber kuruluşlarının gücünü yerle bir etti. Şimdi hükümete de merkeziyetsizleşmeyi getirme zamanı. Evde eğitim, merkezi okulları kapatıyor.

Önemli olan, kullanılabilecek kadar güvenilir ve sonuç veren sistemler kurmaktır.

Bugün dünya, kendi liderliklerini merkeziyetsizleştirecek kadar cesur liderlere ihtiyaç duyuyor. Yolsuzlukla mücadele için, halka yepyeni yollarla bağlanan, son derece uyumlu insanlardan oluşan güçlü bir güç yaratan, merkeziyetsiz ve şeffaf bir şekilde birlikte çalışan kendi hesabına çalışmayan "Mançurya adaylarımıza" ihtiyacımız var. Bu nedenle, kolektif zekanın yozlaşmış sistemlerimizi düzeltmede çok önemli bir rol oynadığına inanıyoruz.

Doğru yapılırsa, bu hızla yayılacak ve her yerdeki tüm hükümetlerde norm haline gelecektir.

-Çeviri-  N. Gülşan

Society of Problem Solvers

YOLU AYDINLATIN

 

                                               Quantum Alchemy Activation


22 Temmuz 2026

Bazı insanlar son derece gelişmiş bir kozmik ruha sahiptir

 

https://www.facebook.com/reel/1085868183872071

-Bazı insanlar son derece gelişmiş bir kozmik ruha sahiptir-

Kendi yaşam deneyimlerime ve anladıklarıma dayanarak bir yıldız tohumunu şöyle tanımlardım: Yıldız tohumu ruhu, Dünya'nın gezegen matrisinden kaynaklanmayan, daha yüksek frekanslı bir ruhtur. Yani, Dünya'da bedenlenmiş bir uzaylı ruhu diyebiliriz.

Ancak yıldız tohumu sadece Dünya'ya özgü değil. Bu terim, bilinç evrimsel yolculuklarında, kendi gezegen matrislerinin dışında başka bir yerde bedenlenmeye başlamalarına izin veren bir seviyeye ulaşmış herhangi bir yıldız sisteminden, herhangi bir galaksiden herhangi bir ruhu tanımlamak için daha geniş anlamda kullanılır.

Yıldız tohumlarının burada bulunmasının temel amacı, insanlığın daha yüksek bilinç hallerine genişlemesine yardımcı olmaktır; bu da aslında insanlığın kim olduklarının ve neler yapabileceklerinin gerçeğini hatırlamasına yardımcı olmaktır. Yani burada sadece var olmak için bulunan yıldız tohumları da var. Sadece varlıkları bile yardımcı oluyor. Daha yüksek frekansları dengelemeye ve sabitlemeye yardımcı oluyor. Gerçekten bolluk içinde var olmanın, ruh tarafından yönlendirilen bir hayat yaşamanın ve sadece mutlu olmanın ne anlama geldiğini göstermeye yardımcı oluyor. Çünkü mutlu olduğumuzda, minnettar olduğumuzda, Dünya'yla ve çevremizdeki insanlarla bağlantı kurduğumuzda, işte o zaman en güçlü, en yoğun enerjiyi, en güçlü frekansı yayarız.

-Elizabeth April-

21 Temmuz 2026




Bu simülasyona, yaşadığınız bu gerçekliğe sahipsiniz, şimdi de bir simülasyonun içinde bir simülasyon yaratıyorlar, buna akıllı şebeke deniyor ve sonra da bir simülasyonun içinde bir simülasyon daha yaratma sürecindeler, buna da metaverse diyorlar. Ve simülasyonun her seviyesinde, insanlar bu çoklu simülasyonların sahte gerçekliklerine giderek daha fazla çekiliyor ve genişletilmiş bilinçten, gerçekte oldukları ruhtan uzaklaştırılıyorlar.

Yani, etkileşimde bulunduğumuz alan, bu teknolojik olarak üretilen radyasyon saldırısıyla dönüştürülüyor. Peki, bu radyasyon nedir? Frekanstır.

İnsan düşüncesi ve duygusu tarafından üretilen şey nedir? Frekanstır. Ve gaz kelebeği iki yönlü çalışır. Frekans üreten düşünceleriniz ve duygularınız olabilir, ancak size doğru ateşlenen bir frekansta bu yönlenen frekansla ilgili düşünceler ve duygularda üretebilirsiniz. Yani, elektromanyetik bir alandaysanız, o alanın frekansına sahip olursunuz.

Teknoloji tarafından üretilen bir elektromanyetik alan. Eğer o alandan doğru frekansları harekete geçirirlerse, sizi depresyona sokabilirler. Sizi endişelendirebilirler. Sizi korkutabilirler. Bu ne anlama geliyor? Sizi düşük titreşimli bir durumda tutabilirler, bu da buradan asla çıkamayacağınız anlamına gelir.

Size yönelik üretilen bir teknoloji, bu da buradan asla çıkamayacağınız anlamına gelir. Yani, gördüğümüz şey, tanıtılan bu farklı illüzyon seviyeleridir. Ve deneyimlediğimiz tüm gerçeklik değiştirilip dönüştürülüyor. Ve bu dönüşümün bir parçası olarak, Daha önce de söylediğim gibi, beden, simülasyonla etkileşime giren ve bizi ona bağlayan simülasyonun bir parçasıdır.

-David Icke-

Sanki Türkiyenin genelini anlatıyor gibi geldi bana.